Mavi bir denizi andıran gölü, binlerce yıllık Urartu mirası ve dünyaca ünlü kahvaltısıyla Anadolu'nun en asil kadim şehridir.
Van hakkında
Van Gölü'nün (halk arasındaki tabiriyle Van Denizi'nin) kıyısına kurulu olan şehir, Urartu Krallığı'na başkentlik yapmış, ipek yolu üzerinde yer alan, kendine has kedisi ve zengin mutfak kültürüyle Doğu Anadolu'nun en büyük turizm merkezidir.
Akdamar Adası ve Kilisesi
Van Gölü üzerinde yer alan, 10. yüzyıldan kalma Ermeni mimarisinin en zarif örneklerinden biri olan kilisesiyle meşhur, badem ağaçlarıyla süslü masalsı bir adadır.
Urartu Krallığı’ndan kalma, devasa surları ve kaya mezarlarıyla şehrin sembolü olan bu kale, gün batımını izlemek için Van'daki en iyi noktadır.
Muradiye Şelalesi
İsmini Sultan IV. Murat'tan alan, özellikle bahar aylarında coşkuyla akan suyu ve etrafındaki asma köprüsüyle doğa severlerin vazgeçilmez durağıdır.
Van Kedisi Evi
Şehrin en sevimli simgesi olan; bir gözü mavi, diğeri kehribar rengi Van kedilerini yakından görebileceğin ve nesillerinin korunması için çalışan özel bir merkezdir.
Çavuştepe Kalesi
II. Sarduri tarafından inşa edilen bu antik Urartu kalesi, dönemin su kanallarını ve sur işçiliğini günümüze taşıyan çok değerli bir arkeolojik alandır.